395px

Planície de Harran

Bulutsuzluk özlemi

Harran Ovası

Pamuk tarlasında
Güneşin altında
Kadın erkek yanyana
Yapardılar çapa.

Onbeş çocuk vardı,
İki de kaynana,
Çocuklar çıplak
Oldular sıtma.

Başlık parası artmıs
Enflasyon oranında
Ateş de bacayı sarmış
Yoktu başka çare.

Yoktu kızların adı
Erkekler anlaştı
Naylon çadır altında
Değişip tokuştular kızları (namussuzlar).

Bir çıkar yol yok mu?
Bir çıkar yol yok mu?
Tarikatten şeriatten
Şeyhten şıhtan aşiretten,?

Yok mu,
Yok mu,
Aklın yolu
Yok mu?

Pamuk tarlasında
Güneşin altında
Kadın erkek yanyana
Yapardılar çapa.

Günler gelip geçmez,
Ömür böyle bitmez.
Birey olmak hala zor
Harran ovasında.

Planície de Harran

No campo de algodão
Sob o sol
Homem e mulher lado a lado
Faziam a colheita.

Havia quinze crianças,
Duas eram sogras,
As crianças estavam nuas
Ficaram com febre.

O salário do chefe aumentou
Na taxa de inflação
A fumaça também envolveu a chaminé
Não havia outra saída.

Não havia nome para as meninas
Os homens se entendiam
Debaixo da lona
As meninas se trocavam (safados).

Não há um jeito de sair?
Não há um jeito de sair?
Da seita, da religião
Da crença, da tribo?

Não há,
Não há,
Um caminho da razão
Não há?

No campo de algodão
Sob o sol
Homem e mulher lado a lado
Faziam a colheita.

Os dias não passam,
A vida não acaba assim.
Ser um indivíduo ainda é difícil
Na planície de Harran.

Composição: